• Status: 2.0


    Özet: İSTANBUL’da H.İ.G. isimli erkek, 3 yıl önce, müşteri olarak geldiği markette çalışan 30 yaşındaki E.U.’yu gördü, kadının telefon numarasını buldu ve bir ay mesajlaştılar. Bir gün E. adamın evine…

    İSTANBUL'da H.İ.G. isimli erkek, 3 yıl once, muşteri olarak geldiği markette
    çalışan 30 yaşındaki E.U.'yu gordu, kadının telefon numarasını buldu ve bir ay
    mesajlaştılar. Bir gun E. adamın evine gitti. Adam orada E.'yi kaba kuvvet
    kullanarak soydu, çıplak fotoğraflarını çekti.

    Bu olaydan sonra adam E.'yi zorla çektiği fotoğraflarla tehdit etti, "
    Elimde artık bunlar var. Beni bırakırsan fotoğrafları ailene, akrabalarına
    gonderir, seni rezil ederim"
    dedi.

    E. kimse duymasın diye, bir sure adamın istediği her şeye, " Tamam" demek
    zorunda kaldı. Adam, elindekilerle yetinmiyor, E.'den çıplak fotoğraflarını
    çekip yollamasını istiyordu. Yollamazsa tehdit ediyordu.

    E., adamın 4-5 Facebook hesabından birisinin şifresini tahmin edip hesaba
    girdi. Gordu ki, adam sadece E.'ninkileri değil, daha pek çok kadının çıplak
    fotoğraflarını hesapları arasındaki mesajlarda saklıyor.

    ARABAYI YAKTI, MOLOTOF ATTI

    E., " Ne olacaksa olsun" diyerek adamla goruşmeyi kesti.

    Bunun uzerine adam, E. adına Facebook'ta hesap açarak, yakınlarına kadının
    çıplak fotoğraflarını yolladı.

    1 Mart 2016'da E. adamı şikayet etti. Özel hayatın gizliliğini ihlal, tehdit,
    hakaret suçlarından adama dava açıldı. Adam ilk duruşmaya gelip avukat talep
    etti, sonraki duruşmalara katılmadı.

    5-6 ay ses çıkmadı. Sonra adam E.'nin işyerine geldi. Uzaklaştırma kararı
    olmasına rağmen buraya geldiği için yeni bir dava açıldı. Adam, " Barışmaya
    gitmiştim"
    diyerek beraat etti.

    Adam, E.'nin adıyla açtığı Facebook hesaplarından kadının tanıdıklarına yine
    aynı fotoğrafları attı. Zorla çekildiği belli olanları değil, E.'ye şantajla
    çektirdiklerini yolluyordu.

    Uzaklaştırma kararını da umursamıyordu. Bir gun E.'nin evine geldi, kapıyı
    E.'nin kardeşi açtı. Adam elindeki makasla onu yaralayınca, E. bıçakla araya
    girdi. O geceyi E. nezarette, adam hastanede geçirdi. Ardından adam serbest
    kaldı. Tutuksuz yargılandığı bir dava daha açıldı.

    Bir ay sessizlik. Sonra, adam E.'nin telefonundan vaktiyle numaralarını
    kopyaladığı herkese Whatsapp'tan E.'nin çıplak fotoğraflarını attı.

    E. şikayet etti.

    Adam fotoğrafları Instagram'da paylaştı.

    E. yine şikayet etti.

    Bir yıl boyle geçti. Adam yaptı, E. şikayet etti.

    Adam bir gun E.'yi sokakta yakaladı, " Seni ve aileni oldureceğim" dedi.
    E. biber gazını sıkınca kaçtı.

    İki ay once, E.'nin abisi balkonda sigara içerken, adam motoruyla evin onune
    gelip silahla ateş etti.

    Bir ay once, bir gece, adam E.'nin babasının arabasını yakıp kaçtı.

    Bu olaydan birkaç gun once adam E.'nin abisinin eşini aramış, " Bu işin
    sonunda çok can yanacak"
    demiş, E.'ye de " Babandan başlayacağım" diye
    mesaj atmıştı.

    Arabayı yaktıktan sonra E.'ye attığı mesajlarda şimdi onu yakacağını soyluyor.

    En son bu hafta başında gecenin bir vakti E.'nin evinin camına molotof attı.
    Neyse ki, molotof camın altına çarpıp yerde patladı.

    POL İSİN KAYITSIZLIĞI

    Buyukçekmece 14, 15 ve 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nde gorulen davalar var.
    Temyizde dosya var. E.'nin 6 şikayeti, babası ve abisinin şikayetleri var.

    Davalar açılıp duruyor, duruşmalar oluyor ama adam ortada yok. İkametgah
    adresinde yaşamıyor, telefonlara çıkmıyor. Polis adamı bir turlu bulamasa da,
    adam surekli E.'nin evinin etrafında dolanıyor.

    En son E. adamın, " Evini, abinin evini yakacağım, 3 ya şındaki yeğenin
    de yanacak. Ömur boyu peşindeyim. İş yerine gelip benzin dokup yakacağım seni"
    yazdığı mesajlarla şikayete gittiğinde, ilk kez savcı gozaltı kararı
    çıkardı.

    Polis bulamıyor tabii, o ayrı.

    E.'nin ifadesini alan polis, " Mahkemeden bir gun once haber verirsin, seni
    gotururuz"
    deyince E. haliyle, " Peki işe gidip gelirken kim koruyacak?"
    diye sordu. Polis, eğer gunluk ihtiyaçlarını sağlar ve ona araba gonderirse
    E.'yi koruyabileceğini soyledi. E., " Benim zaten o kadar param olsa gider
    ozel koruma tutardım"
    dedi. Polisin onerisi, " O zaman sığınma evine
    git"
    oldu. E.'nin yine haklı bir cevabı vardı: " Çozum değil. Çunku sadece
    ben değil, ailem de tehdit altında."
    Polis son olarak, " Sen o evden
    gittikten sonra ailene bir şey yapamaz"
    dedi ve uzaklaştı.

    Oysa yapar.

    Adam E.'ye soylemişti: " Benim kaybedeceğim bir şey yok. Sonunda zaten hapse
    gireceğim. Hiç olmazsa oldurur, oyle girerim."


    Devamını oku


    Yorumlar




    Yorum yazabilmek icin en az 5 karmaya ihtiyaciniz var. Paylasim yaparak karmani artirabilirsin.

    Yorumlar